Archive for Eylül, 2008

Bir sessiz gemi daha kalktı bu limandan…

Pazar, Eylül 28th, 2008 | Permalink

Güzel bir geceden eve gelmiştim bundan bir buçuk saat önce. Yatmadan önce bugün bir arkadaşımla konuştuğum bir konuda yazı yazmaktı niyetim.
 
Yazı öncesi kısa bir facebook gezintisi sırasında, arkadaşların koyduğu Oktoberfest resimlerinde gezerken bir isme takıldım, profiline bakmak istedim, 2 ortak arkadaş diyordu orada, biri ne zamandır ne yaptigini merak ettiğim biriydi.
 
Gözlerinin içi gülüyordu hep, doğum gününde sanal bir kutlama yapmıştım kendisine, cevap gelmemişti ben de çok üzerinde durmamıştım, meğer ondan bir iki hafta önce göçmüş gitmiş bu diyarlardan o gencecik insan.
 
Yakın bir arkadaşım değildi, çok sayıda sohbetimiz de olmamıştı onla, ama uzaktan uzaktan takip ettiğim biriydi, tek başına işten çıkıp eve yürüyüşünü görmüştüm bir kaç kez, kimbilir nasıl bir dünyası var acaba diye merak etmiştim.
 
Bugün öğrendim gittiğini, insanin tanidigi birilerinin basina gelene kadar ne kadar yalan geliyor değil mi bunlar, o zamana kadar yadsıyor bünyemiz, ölüm yok diyor insan içe ya da ahkam kesiyor “ölümlü dünya gelirse başımıza delikanlı gibi karşılarız” diye hariçten gazel okuyoruz.
 
Ne kadar aciziz aslında, ne kadar bir şey gelmiyor elden…
 
Ruhun şad, mekanın cennet olsun Eda, senin gibi Işık’lar hiç sönmese keşke…
 
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
 
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
 
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
 
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
 
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.
 
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden
 
Yahya Kemal Beyatlı

Browsershots

Cumartesi, Eylül 20th, 2008 | Permalink

https://browsershots.org/
 
Web tabanlı uygulama geliştiren ekiplerin en büyük dertlerinden biri kusursuz ki üzerinde çalıştıkları uygulamanın mümkün olduğu kadar geniş bir gezgin yelpazesinde düzgün olarak çalışmasını sağlayabilmektir.
 
İşte browsershots projesi tam bu derdi(mizi) çözmek üzere düşünülüp hayata geçirilmiş bir proje. Üzerinde çalıştığınız uygulamanın Internet adresini girerek onun seçtiğiniz tüm gezginlerde nasıl görüntülendiğinin ekran görüntülerine ulaşabiliyorsunuz.
 
Benim çok işime yaradı, bu proje eminim sizin de bu dertten kurtulmanıza yardımcı olacaktır.

Fonolo

Cumartesi, Eylül 20th, 2008 | Permalink

http://fonolo.com
 
Hayatımız boyunca ne kadar zamanımızı sesli yanıt sistemlerini dinleyerek geçirdiğimizi hiç düşündünüz mü?

Hobigaraj.com?

Pazar, Eylül 14th, 2008 | Permalink

E-ticaret konusunda yazılabilecek pek çok şey vardı aklımda, ama ilk yazımı bildiklerimizin hepsini üzerinde kullandığımız hobigaraj.com hakkında yazmak istiyorum.
Geçtiğimiz sene yakın bir arkadaşımızın hobi ürünleri pazarına yönelik projesi için çalışmaya başladığımda içimden geçen cümlelerin ilki “ne kadar eğlenceli bir iş” olmuştu.
Aradan geçen zaman içinde hem elimizde atıl durumda bulunan e-ticaret altyapısını (bizim için boş duran dükkan gibiydi) değerlendirmek hem de ticaret hayatındaki bilgimizi arttırmak amacı ile bu projeyi hayata geçirdik. Proje üzerinde çalışırken her zaman aklımızda bulunan tek soru şuydu:
Onca farklı e-ticaret sitesi varken insanların bizi tercih etmesini nasıl sağlarız?
Bu konuda kendimizce pek çok cevap üreterek bunları projemizde öne çıkarmaya çalıştık. Bunlar:
  • Ürün gamını mümkün olduğu kadar geniş tutmak fakat bir ürün gruplarından özellikle birinde uzmanlaşmak
  • Lojistik altyapısını ilk günden düzgün bir şekilde oturtmak
  • Tüm ürün ana başlıklarında detaylı fizibilite çalışmaları yaparak kar-zarar limitlerimizi belirlemek
  • İş ortakları ile yapılan kampanyalarla karşılıklı ve son kullanıcıya dokunan faydalar yaratmak
  • Satılan ürünlerdeki “eğlence” faktörünü öne çıkararak ürünlerimizi WOM çekiciliğini arttırmak. Özellikle Web 2.0 araçlarını bizzat kullanarak müşterilerimize ürünlerimizin başkaları ile paylaşımı konusunda örnek olmak
  • Kullanışlı ve güvenilir bir kullanıcı arayüzü oluşturarak potansiyel müşterilerimizin işini kolaylaştırmak
  • Günümüzün önde gelen dijital tanıtım mecralarını kullanmak

Projemizi yayına aldığımız 8 Ağustos tarihinden 1 ay kadar önce teknik altyapımız büyük kısmı bitmiş olmasına rağmen biz sunabileceğimiz en kaliteli hizmeti sunabilmek adına aradaki süreyi yukarıdaki başlıklarda yoğun bir şekilde çalışarak geçirdik ve sonunda e-ticaret alanındaki tüm deneyimlerimizi aktarabileceğimiz en keyifli projemizi sizlere sunduk.

Peki bu konuda çalışmayı bıraktık mı? Tabii ki hayır! Her gün mesaimizin bir kısmını hobigaraj.com istatistikleri ile geçiriyor yakaladığımız her detay üzerine eğilerek projemizi daha iyi yerlere getirmeye çalışıyoruz. Çok yakında ülkemizde daha önce denenmemiş bazı yenilikleri de ilk defa hobigaraj.com‘da göreceğinizin müjdesini de şimdiden vermek istiyorum :)

E-ticaret alanında söylenecek, anlatılacak bir çok şeyi bundan böyle hobigaraj.com örneği üzerinde sizinle paylaşmaya çalışacağım. Eminim ki, somut örnekleri hepimiz daha çok seviyoruz :)

Sevgi ve saygılarımla.

Biz neden yapamiyoruz?

Pazar, Eylül 14th, 2008 | Permalink

http://www.techcrunch.com/
 
Yukarıdaki site şu anda dünya genelinde teknoloji sektörünün nereye gittiği ile ilgili en güncel bilgilere ulaşılabilenlerden biri. Takip etmenizi tavsiye ederim oldukça ilginç şeylere rastlayabiliyorsunuz.
 
Yakın zamanda techcrunch50 diye bir konferans düzenlediler, dünya genelinden (tabii çoğunluğu Amerika’dan) pek çok startup kendini tanıtma imkanı buldu. Konferans başlamadan hemen önceki tanıtım şu şekildeydi.
 
“TechCrunch50 is underway, a three day event. 1700 people in attendance, and over 200 companies, 50 on stage and another 150 in the demo area.”
 
Farklı alanlarda faaliyet gösteren ve orada kendini sunarak yatırımcıların ilgisini çekmeye çalışan pek çok startup hakkında bir şeyler okudum (kaynak: Don Dodge blog) ve kendime şunu sordum: Bu fikirlerin farkı ne, biz neden yapamiyoruz?
 
Cevap çok net aslında:
Biz hep elimizdeki ile ne yapabileceğimizi düşünüyoruz kısıtlı kaynaklarımızı göz önünde bulundurarak. Bu adamlar ise “kaynak bulursam hangi dağları yerinden oynatırım?” diye düşünüyorlar.
 
Bir süre teknik ve finansal yapılabilirliklerinden bağımsız olarak bir şeyler düşünmeye çalıştım ve hemen aklıma iki fikir geldi. Bir kere de elimizde bu işin yeterli finansal kaynak olması halinde bu işlerin nasıl büyüyebileceğini düşünerek baktım bunlara ve açıkçası oldukça umutlandım.
 
[Bu yazıdaki metnin büyük kısımı aslında benim bu sabah ortağıma attığım bir "klasik pazar günü e-postası"ndan alındı. İlgili mailin bu kısmında aklıma gelen bu iki fikri onunla paylaşıyorum, umarım ileride sizlerle paylaşabilecek olgunluğa da getirebiliriz projelerimizi.]
 
Böyle büyük düşünerek ciddi bir destek alsak birilerinden, projelerimizi büyütüp başarılı olmaz mıyız? Bence olmamamız için hiçbir sebep yok. 
 
Ama ne yazık ki bu desteği ülkemizde almanın oldukça zor hatta imkansız olduğuna inanıyorum. En azından yatırımcı gözlüğü ile bakanların şu anki profesyonellik ve beklenti seviyeleri ile. Şansımızı yurt dışında denememiz gerekiyor şimdilik…