<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Techieye</title>
	<atom:link href="http://defter.kivanctoker.com/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://defter.kivanctoker.com</link>
	<description>Bir &#34;techie&#34; gözünden hayatin farkli köseleri</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Jan 2012 12:15:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Neden iPhone değil?</title>
		<link>http://defter.kivanctoker.com/2012/01/neden-iphone-degil/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=neden-iphone-degil</link>
		<comments>http://defter.kivanctoker.com/2012/01/neden-iphone-degil/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 10:30:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ktoker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://defter.kivanctoker.com/?p=217</guid>
		<description><![CDATA[Bütün sene böyle gitmeyeceğine eminim ama dün gece bir 2011 özet yazısı yazabildikten sonra şimdi de 2012&#8242;nin ilk yazısı ile karşınızda olabilmeyi beklemiyordum açıkcası :) Bu sabah klasik Internet turumu yaparken birden aklıma düşüverdi yazının konusu ve hazır vaktim de varken hemen paylaşayım istedim. Konumuz yazının başlığında da değindiğim üzere neden Iphone telefon kullanmadığım! Bundan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün sene böyle gitmeyeceğine eminim ama dün gece bir 2011 özet yazısı yazabildikten sonra şimdi de 2012&#8242;nin ilk yazısı ile karşınızda olabilmeyi beklemiyordum açıkcası :) Bu sabah klasik Internet turumu yaparken birden aklıma düşüverdi yazının konusu ve hazır vaktim de varken hemen paylaşayım istedim. Konumuz yazının başlığında da değindiğim üzere neden Iphone telefon kullanmadığım!</p>
<p>Bundan yaklaşık 2 hafta kadar önce telefonumu değiştirdiğimde ciddi bir kültür şoku yaşadığımı itiraf etmem gerekiyor. Uzun zamandır sıkı bir Blackberry (ondan öncesinde de Nokia) kullanıcısı olan ben Samsung Galaxy SII telefonumu ilk açışımla beraber ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım. Yaşadıklarımın özetine geçmeden önce sizinle kısaca telefon geçmişimi paylaşamak istiyorum:</p>
<p><a href="http://defter.kivanctoker.com/2012/01/neden-iphone-degil/nokia-6600/" rel="attachment wp-att-220"><img class="alignright size-medium wp-image-220" title="Nokia-6600" src="http://defter.kivanctoker.com/wp-content\uploads/2012/01/Nokia-6600-159x300.jpg" alt="" width="159" height="300" /></a><br />
Ben kendimi bildim bileli iyi bir Nokia kullanıcısı oldum. Sonny Ericsson kullandığım o karanlık günleri dahil etmessek, telefon ile Internet&#8217;in birleştiği akıllı telefon kavramının ilk ortaya çıktığı zamanlarda elimde tombul bir Nokia 6600 bulunuyordu. Sektörün göbeğinde bulunmamdan sebep katma değerli servisler olsun, Internet (o zamanki ismi ile Wap) uygulamaları olsun o kısıtlı kaynaklarla yoğun bir şekilde kullandığım hizmetlerdi.</p>
<p>6600&#8242;dan N80&#8242;e doğru yapılan hızlı bir geçişle beraber cep telefonlarının iyi bir müzik cihazı da olabileceğini keşfettim. Aynı zamanda bana gelen e-postaları gerek basit bir web uygulaması üzerinden (Outlook Web Access) gerekse telefonun kendi üzerinde bulunan uygulama üzerinden kontrol edebilir hale gelmiştim ki bu aslında benim hayatımda ciddi bir değişiklik anlamına geliyordu. Artık e-posta üzerinden de her daim erişilebilirdim. &#8220;Ne var ki, SMS ile de telefon ile de her zaman erişilebilirdik!&#8221; diye alt yazı geçen arkadaşlarımız lütfen bir e-posta&#8217;nın maddi+manevi maliyetini bir SMS ya da telefon görüşmesi ile karşılaştırsınlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="alignleft" title="blackberry" src="http://defter.kivanctoker.com/wp-content\uploads/2012/01/blackberry-300x255.jpg" alt="" width="300" height="255" /><br />
N80&#8242;den sonra nihayet uzun zamandır kavuşmak için gün saydığım &#8220;gerçek akıllı telefon&#8221; Blackberry&#8217;me kavuştum. Kurumsal yetkilimize siparişi verdiğimiz gün ile cihazın bana ulaştığı gün arasında geçen üç haftanın benim gibi bir teknoloji hastası için nasıl geçtiğini size anlatmama gerek yok diye düşünüyorum :) Yazının başlığında yer alan soru ile ilk karşılaştığım zaman da bu zamandı. Iphone&#8217;un yıldızının en parlak olduğu günlere denk gelen bu seçimimde Blackberry&#8217;de karar kılmamın arkasında şöyle bir sebep vardı: &#8220;<strong>iPhone çok güzel bir oyuncak ve dikkatimi dağıtacak pek çok uygulama kullanma şansım var, ben e-postalarımı hızlı bir şekilde kontrol edebileceğim gerçek bir telefon istiyorum sadece.&#8221;</strong></p>
<p><a href="http://defter.kivanctoker.com/2012/01/neden-iphone-degil/samsung/" rel="attachment wp-att-221"><img class="alignright size-medium wp-image-221" title="samsung" src="http://defter.kivanctoker.com/wp-content\uploads/2012/01/samsung-300x283.jpg" alt="" width="300" height="283" /></a><br />
Yaklaşık iki sene kadar Blackberry kullandıktan ve tüm yeteneklerini yanında limitlerini de gördükten sonra yazının başında da belirttiğim üzere iki hafta kadar önce Samsung Galaxy SII adlı cihaza geçiş yaptım. Şunu açıkca belirtmeliyim ki, her ne kadar daha telefona alışma safhasında olsam da aslında gerçek ihtiyacımın &#8220;tam bir akıllı telefon&#8221; olduğunu öğrendiğimi söyleyebilirim.</p>
<p>Son  tercihimle beraber özellikle de etrafımdaki iPhone penetrasyonunun bu kadar yüksek olduğu bir dönemde yazımın başlığında yer alan soruyu bu sefer çok daha sık duyduğumu tahmin edebiliyorsunuzdur. Peki neydi beni iPhone yerine Samsung Galaxy SII&#8217;ye iten sebepler:</p>
<ul>
<li><strong>Android işletim sisteminin geleceğine ve bu işletim sisteminin etrafında oluşacak olan topluluk katkısına (comunity effect) çok inanıyorum.</strong> Apple&#8217;ın iş modeli gereği hiç bir zaman tam anlamı ile açık bir sistem haline gelebileceğine inanmıyorum. Her ne kadar Apple buna karşı mücadele verecek olsa da bu güne kadar üzerine yatırım yaptığı &#8220;cool insanlar klübü&#8221; etkisinin ilerki dönemde başına bela olacağına inanıyorum.</li>
<li><strong>Piyasadaki high-end cihazlar arasında fiziksel anlamda çok ciddi farklar olduğunu düşünmüyorum.</strong> Gerek ekran çözünürlükleri, gerek yan modüller olarak artık HTC, Samsung hatta Nokia bile Apple iPhone ile kıyaslanabilecek cihazlar üretiyor. <strong>Samsung Galaxy SII&#8217;nin diğer cihazların hiç birinde olmayan geniş ekranı benim bu konudaki tercihimin en büyük sebebidir.</strong></li>
<li><strong>Android market&#8217;in geleceğine çok inanıyorum. </strong>Android işletim sisteminin kısa zamanda patlamaya yapacak olan Smart TV&#8217;lerde de kullanılmaya başlandığı (Eğer Chrome OS ile <a href="http://gizmodo.com/5311682/android-chrome-os-relationship-confusing-everyone-including-google">konumlandırma problemini</a> çözebilirlerse belki PC&#8217;lerde bile kullanılıyor olacaktır) düşünülürse yakın bir gelecekte yetenekli yazılım geliştiricilerin Android dünyasını seçmesi bizleri hiç de şaşırtmayacak. Bunun arkasındaki en önemli sebep de hiç kuşkusuz geliştirdikleri uygulamaların sadece mobil cihazlar değil Smart TV sahiplerini de içeren daha büyük bir potansiyel müşteri grubunu hedefleyecek olması.</li>
<li><strong>Çeşitliliğin gücüne inanıyorum. </strong>PC ailesine mensub bir dizüstü bilgisayar kullanıyorum bunun yanında çok yakın zamanda (eğer gerekliliğine gerçekten inanırsam) bir tablet alma niyetim var. Tablet dünyasında yaptığım kısa incelemenin ardından gördüm ki üreticiler o dünyada telefon cihazlarında olduğu kadar Apple&#8217;ı sıkıştırabilmiş değiller henüz. Dolayısı ile bu dünyanın bence şu an lideri konumundaki cihaz olan iPad (alış zamanıma göre belki ikinci belki üçüncü jenerasyon) ediniyor olmam büyük ihtimal. Ben yalnızca bir aile içinde kalıp sadece onun olanaklarından yararlanmak yerine farklı teknolojilere ve imkanlara sahip farklı cihazları kullanıyor olmamın avantajına inanan bir insanım. Bu yüzden çok yakın zamanda bir de iPad edinerek PC-ipad-Samsung Galaxy SII triosunu kuracağım gibi görünüyor.</li>
<li><strong>İçimdeki yazılımcı &#8220;belki bir gün&#8221; diyor.  </strong>Bir gün bir şekilde vaktim olursa Android üzerinde yazılım geliştirmeyi denemek istiyorum. iOS platformu üzerinde geliştirme yapmanın ön koşullarının daha katı olduğu düşünülürse 2012 senesi içinde fırsat bulduğum bir zaman PC&#8217;me kuracağım bir kaç küçük kütüphane vb yardımı ile kendi telefonum için deneme amaçlı ufak yazılımlar geliştirmeyi hedefliyorum.</li>
</ul>
<p>Eğer size de bir gün birisi niye iPhone seçmediğinizi sorar ise yukarıdaki başlıklardan aklınıza yatan biri ya da bir kaçını kullanabilirsiniz, hiç bir telif hakkı yoktur tamamen kamuya açık materyaldir :)<br />
Sevgilerimle,<br />
Kıvanç Toker</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://defter.kivanctoker.com/2012/01/neden-iphone-degil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 değerlendirmesi ve ışıltılı hedefler</title>
		<link>http://defter.kivanctoker.com/2011/12/2011-degerlendirmesi-ve-isiltili-hedefler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=2011-degerlendirmesi-ve-isiltili-hedefler</link>
		<comments>http://defter.kivanctoker.com/2011/12/2011-degerlendirmesi-ve-isiltili-hedefler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2011 19:23:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ktoker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://defter.kivanctoker.com/?p=211</guid>
		<description><![CDATA[Kısa bir aradan sonra yeniden merhaba. Değerlendirmeye de beklentilere de girmeden önce 2012&#8242;ye dair en net hedefimle başlamak istiyorum sizlerle kafamdakileri paylaşmaya: 2012&#8242;de çok daha fazla yazacağım! Geçmişte kendi kendime kağıda, e-gunluk.com zamanlarımda günlük sayfalarına, son zamanlarda da blog&#8217;uma çok farklı konularda yazılar yazdım. Kağıtlara döktüğüm kelimeler daha çok şiir&#8217;e benziyorlardı (sadece benziyorlardı :), günlüklerim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kısa bir aradan sonra yeniden merhaba. Değerlendirmeye de beklentilere de girmeden önce 2012&#8242;ye dair en net hedefimle başlamak istiyorum sizlerle kafamdakileri paylaşmaya: 2012&#8242;de çok daha fazla yazacağım!</p>
<p>Geçmişte kendi kendime kağıda, e-gunluk.com zamanlarımda günlük sayfalarına, son zamanlarda da blog&#8217;uma çok farklı konularda yazılar yazdım. Kağıtlara döktüğüm kelimeler daha çok şiir&#8217;e benziyorlardı (sadece benziyorlardı :), günlüklerim ise evimden uzaklarda yalnız ve dumanlı gecelerin etkilerini taşıyordu, blog yazılarımda ise profesyonel hayatımın temas ettiği konular hakkında yazmaya çalıştım. Yeni sene ile beraber yine aynı şekilde farklı alanlarda çok daha fazla yazı ile çıkmak istiyorum karşınıza. Ufak tefek faydalarım olabilirse ya da kendinizden bir şeyler bulabilirseniz ne mutlu bana.</p>
<p>Gelelim yazımızın ilk kısmı olan değerlendirme kısmına. Herşeyden önce belirtmeliyim ki bu yazı büyük oranda profesyonel hayatım ve işim kapsamındaki tespitlerim ve beklentilerim ile ilgili olacak. Hayatımın kalanı ile ilgili paylaşımları ilerleyen zamanlarda, nasıl yazacağıma karar verdikten sonra yapacağım.</p>
<p>Bakalım 2011 profesyonel ilgi alanlarım dahilinde nasıl geçmiş:</p>
<ul>
<li><strong>2011 yılı içinde ortaklığım bulunan şirket sayısı birden ikiye çıktı.</strong> <a href="http://tgworkshop.com">T&amp;G Workshop</a> kapsamındaki çalışmalarımdan blog&#8217;umun diğer yazılarında çok bahsediyorum fakat yine de özetlemek gerekirse T&amp;G bir teknoloji şirketi. 2007 sonundan bu yana çok farklı alanlarda faaliyette bulunmuş olsa da artık olgunlaştığı bu dönemde genel anlamı ile ticaretin e- haline odaklanmış durumda. İşletmesinin ticari faaliyetlerini elektronik ortama taşımak isteyen kurumlar için e-ticaret ve iş zekası alanında çözümler sunan T&amp;G özellikle uzmanlaştığı alanlar yüksek kapasite gerektiren e-ticaret uygulamaları, ürün ve rakip takip sistemleri ve son olarak zeki fiyatlandırma sistemleri. Bunların detaylarına zaman içinde farklı yazılarımda değiniyor olacağım. 2011 senesinin profesyonel hayatıma kattığı en büyük değer ise <strong>BrandaCMG/Istanbul</strong> (eski adı ile Branda Digitals) adındaki yeni şirketimiz oldu. BrandaCMG aslen 360 derece pazarlama çözümleri üretebilme yeteneğine sahip olan bir firma olsa öncelikli odak noktası yani &#8220;en iyi bildiği iş&#8221; video produksiyon. BrandaCMG&#8217;yi Türkiye&#8217;nin ilk Video Ajansı olarak müşterilerine öncelikle online video stratejilerini (üretim/yayınlama/gelir elde etme) geliştirme konusunda destek verecek.</li>
<li><strong>2011 yılı içinde irili ufaklı pek çok güzel proje hayata geçirdik.</strong> T&amp;G Workshop tarafında Toshiba Almanya için geliştirdiğimiz ürün takip sistemi, AVIS için geliştirdiğimiz araç kiralama teklif üretim sistemi ve 2011 yılının Türkiye&#8217;deki en büyük e-ticaret yatırımı olan 1V1Y.com projeleri bunlar arasında en öne çıkanlar oldu. Yine bu yıl içinde başladığımız ve 2012&#8242;nin ilk çeyreğinde tamamlanacak olan e-ticaret ve iş zekası ağırlıklı projelerimizi de sizinle tamamlandıkça paylaşıyor olacağım. BrandaCMG tarafında ise bu senenin en keyifli işleri Unilever için yaptığımız produksiyon çalışmaları olan <a href="http://www.facebook.com/kadinlarneister">Kadınlar ne ister?</a> ve <a href="http://www.facebook.com/signalilegulumseyin">Signal İle Gülümseyin</a> oldu.</li>
<li><strong>2011 yılı içinde ofisimizi değiştirdik. </strong>Hem iki şirket olmanın itici gücü hem de artık varmış olduğumuz noktanın yeni gereksinimleri sebebi ile Etiler&#8217;de bulunan start-up kültüründeki ofisimizi Haliç Flatofis&#8217;te 400 metrekare, pırıl pırıl bir ofis ile değiştirdik. Yeni ofisimizin içini sıfırdan yarattık (dürüst olmam gerekirse benden çok ortaklarım ve mimarımızın emeği vardır :) ve gerçek anlamda profesyonel görünümlü, insanın haftasonları bile seve seve gideceği bir çalışma ortamı yarattık. 2011 yılı içinde en önemli iş motivasyon kaynağımın bu olduğunu söyleyebilirim. Bu motivasyonu sene sonunda yaptığımız <a href="http://www.tgworkshop.com/2011/12/yeni-ofis-ve-yeni-yil-kutlama-partimiz/">parti </a>ile de taçlandırdık.</li>
<li><strong>2011&#8242;de pek çok yeni şey öğrendim. </strong>Bu kısmı sizlerin de yararına olabileceği umuduyla nokta nokta paylaşmak istiyorum:</li>
<ul>
<li>Başarılı e-ticaret&#8217;in tek başına bir web uygulaması ile yapılamayacağını, aslında kurumsal kaynak yönetimi ve lojistik sistemlerini de barındıran entegre bir yapının başarıya giden doğru karışım olduğunu öğrendim.</li>
<li>Müşterilerimizin ihtiyaçlarının her zaman onların bize anlattıklarından fazlası olduğunu öğrendim.</li>
<li>İyi iş ortaklarının elinizdeki ürünün değerini çok yukarılara çekebileceğini öğrendim.</li>
<li>Bir projenin başarısında proje ekibinin uyumunun ne kadar önemli olduğunu tekrar tekrar ve tekrar öğrendim.</li>
<li>Şirketlerin olgunlaşma evrelerinde geçmişte meşgul oldukları bazı iş alanlarını lokomotif alanlara daha iyi kanalize olabilmek için bırakmalarını gerektiğini öğrendim.</li>
<li>E-ticaret&#8217;in de yan sanayisi olabileceğini öğrendim.</li>
<li>Girişimcilerin hayatlarının farklı dönemleri olduğunu ve bu dönemlerin arasındaki en büyük farkın alınan risklerin büyüklüğü olduğunu öğrendim.</li>
<li>Artık 3o yaşını aştığımı ve eskisi kadar enerjim de sabrım da olmadığını öğrendim.</li>
<li>Kendimi daha iyi öğrendim.</li>
</ul>
</ul>
<p>Peki 2011&#8242;in değerlendirmesini (aslında aklımda daha pek çok şey var ama hepsini yazarsam bu yazıyı bitirmem mümkün olmaz :) burada noktalayalım ve gelelim 2012&#8242;de neler hedeflediğime (yazının başlığından da anlaşılacağı üzere sadece iyimser beklentilerimi paylaşıyor olacağım):</p>
<ul>
<li>Daha fazla yazmayı hedefliyorum. Kasım ayında kendime koyduğum hem kısa dönemi hem de uzun dönemi kapsayan bir söz var: Bildiklerimi önce yazarak sonra da konuşarak paylaşacağım. Bu doğrultudaki ilk hedefim öğrenimlerimi sizlerle blog yazılarım aracılığı ile paylaşmak. Sonrasında bunları bir de sözlü olarak anlatmamı isterseniz de seve seve anlatıyor olacağım :)</li>
<li>Daha verimli bir sene olmasını hedefliyorum. İşimizin operasyonel kısmından tamamen soyutlanmamın mümkün olmadığının farkındayım ama aramıza katılan/katılacak yeni takım arkadaşlarımızın bu konuda sırtımızdan bir miktar yük almasını ve benim (ortağımla beraber bizim) daha çok yeni fikir ve proje üretebilmesini hedefliyorum. Etrafta çözülmesi gereken o kadar çok problem, daha iyi yapılabilecek o kadar çok iş var ki bunlara baktıkça içim acıyor, çok daha katma değerli işler üretebilmek için daha çok zamanım olmasını hedefliyorum.</li>
<li>Bunca zamandır üzerinde çalıştığımız projelerdeki öğrenimlerimizi artık paketleyip ürünleştirebilmeyi hedefliyorum. Bu doğrultuda uğraştığımız işler arasında bizim için en öne çıkanları belirledik, hedeflerimizi çizdik. Bu hedeflere 2012 boyunca tüm süratimle koşmayı hedefliyorum.</li>
<li>Uzmanlık alanlarımla ilgili daha çok şey okuyabilmeyi (hatta genel olarak okumak için daha fazla zaman ayırabilmeyi) hedefliyorum.</li>
<li>Yine uzmanlık alanlarımla ilgili daha çok fuar, seminer, panel vb ziyaret edebilmeyi, buralarda karşılıklı bir şeyler katabileceğimiz yeni insanlarla tanışabilmeyi hedefliyorum.</li>
<li>Yurtdışındaki müşterilerimiz için daha çok proje hatta daha çok yurtdışı müşterisi hedefliyorum.</li>
<li>Profesyonel hayatımla ilgili olmasa da yeni yerler görmeyi ve gezmeyi hedefliyorum (bu da bu yazıdaki iş ile alakalı olmayan tek madde olsun :)</li>
</ul>
<p>2011 benim için profesyonel anlamda ne istediğini yeniden öğrenme, kendimi yeniden keşfetme yılıydı. 2012&#8242;de bu keşfettiklerimin peşinden koşuyor olacağım.<br />
Hem bana hem sizlere en içten şekilde şans, sağlık, mutluluk ve başarı diliyorum. Umarım hepimizin hedeflerine ulaşabileceği bir yıl olur 2012!</p>
<p>Sevgiler,<br />
Kıvanç Toker</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://defter.kivanctoker.com/2011/12/2011-degerlendirmesi-ve-isiltili-hedefler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ticaretin e- halinin zorlukları ve öneriler &#8211; II &#8211; Bir e-ticaret öyküsü</title>
		<link>http://defter.kivanctoker.com/2011/12/ticaretin-e-halinin-zorluklari-ve-oneriler-ii-bir-e-ticaret-oykusu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ticaretin-e-halinin-zorluklari-ve-oneriler-ii-bir-e-ticaret-oykusu</link>
		<comments>http://defter.kivanctoker.com/2011/12/ticaretin-e-halinin-zorluklari-ve-oneriler-ii-bir-e-ticaret-oykusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Dec 2011 11:12:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ktoker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılım Mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetimsel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://defter.kivanctoker.com/?p=186</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba, Her ne kadar yazımın başlığından sanki üzerine çalıştığımız bir projenin hikayesini anlatacakmışım gibi anlaşılsa da aslında ben her e-ticaret projesinin yaşadığı hikayelerin ortak noktalarını paylaşıyor olacağım sizinle bu yazımda. Aynı zamanda bundan yaklaşık iki buçuk sene kadar önce hobigaraj.com projesini işletirken başımızdan geçenleri paylaştığım yazımın bir devamı olarak da düşünebilirsiniz bu yazıyı zira her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba,</p>
<p>Her ne kadar yazımın başlığından sanki üzerine çalıştığımız bir projenin hikayesini anlatacakmışım gibi anlaşılsa da aslında ben her e-ticaret projesinin yaşadığı hikayelerin ortak noktalarını paylaşıyor olacağım sizinle bu yazımda.</p>
<p>Aynı zamanda bundan yaklaşık iki buçuk sene kadar önce hobigaraj.com projesini işletirken başımızdan geçenleri paylaştığım <a href="http://defter.kivanctoker.com/index.php/2009/01/ticaretin-e-halinin-zorluklari-ve-oneriler/" title="Ticaretin e- halinin zorlukları ve öneriler" target="_blank">yazımın</a> bir devamı olarak da düşünebilirsiniz bu yazıyı zira her birey gibi ben de zaman içinde yeni şeyler öğrendim ve de  e-ticaret konusuna daha geniş bir açıdan bakabilir hale geldiğimi düşünüyorum.</p>
<p>Hobigaraj.com hakkındaki yazımı yayınladığım zaman bu projemiz henüz 5 aylık bir bebekti. Fakat bir e-ticaret işletmesinin belki en zor zamanları olan kurulum ve sistem oturtma aşamalarını geçmiştik ve bu konuda ciddi bir bilgi birikimiz olmuştu. Hobigaraj&#8217;a kadar <a href="http://www.tgworkshop.com" title="T&#038;G Workshop" target="_blank">T&#038;G Workshop</a> olarak (o zamanki adımız TAG Bilişim idi) e-ticaret projelerinin hep alt yapı tarafında hizmet sağlayıcı olarak konumlanmıştık fakat gerçek anlamda sıcak müşteri teması sağlama şansımız olmamıştı. Ben bu durumu açıkcası biraz kurumsal şirketlerdeki kariyer gelişimine de benzetiyorum. Özellikle çok uluslu bir firmada üst yönetime yükselmenin yolu benim gözümde mutlaka iki disiplinden geçer: Pazarlama ve Satış. Eğer uzunca bir süre pazarlama disiplininde çalıştıysanız şirketinizin sizi daha yükseltmeden önce bir satış disiplinine batırıp çıkarması kuvvetle muhtemeldir. Bunun en önemli sebebi &#8220;sıcak satış&#8221; öğrenmeniz, ürünlerinizin nihai tüketici öncesi son durak noktası olan satış ağınızla &#8220;sıcak temas&#8221; sağlamanızdır. Bu şekilde ihtiyaçları ve yönelimleri çıkış noktasından itibaren görme şansınız olur. Bizim için de Hobigaraj.com projesi öncelikli olarak bu amaca hizmet ediyordu: Bir e-ticaret müşterisinin ne istediğini birinci ağızdan öğrenmek. Bu doğrultuda tüm ticari hayatı boyunca Hobigaraj&#8217;ın pek çok müşteri telefonuna bu işten sorumlu bir ekip arkadaşımız olmasına rağmen benim ve ortağımın bizzat çıktığı çok olmuştur ki eminim bizlerin iş hayatı için katma değeri en yüksek olaylardan biridir.</p>
<p>Hobigaraj.com projesi sonrası <a href="http://www.tgworkshop.com" title="T&#038;G Workshop" target="_blank">T&#038;G Workshop</a> olarak irili ufaklı pek çok e-ticaret projesinin içinde danışmanlıktan altyapı sağlayıcılığa kadar çok sayıda rol içinde bulunduk. Bu süreç zarfındaki en büyük kazanımımız bireysel ya da ufak çaplı e-ticaret girişimleri ile büyük kurumlar çapındaki girişimlerin arasındaki farkları görmemiz oldu. Tek cümle ile ve biraz da esprili bir şekilde özetlemem gerekirse: Eğer hedefleriniz büyükse ve alanınızda ilk üç sıradan birine oynamak istiyorsanız o zaman bir e-ticaret işletmesi kurmak kesinlikle her babayiğidin harcı değil!</p>
<p>Bu kadar uzunca bir giriş kısmından sonra gelelim sizin bu yazıyı okumanızın asıl sebebi olan somut bilgilerin paylaşacağım kısma. Çok yakında <a href="http://www.tgworkshop.com" title="T&#038;G Workshop" target="_blank">T&#038;G Workshop</a> web sitesinde bu konuda bir makale (hem Türkçe hem de İngilizce olarak) yayınlıyor olacağız fakat ben buradan size bir ön izleme sunmak istiyorum.</p>
<p><strong>Eğer yukarıları hedefliyorsanız başarılı bir e-ticaret işletmesi nasıl kurulur?</strong></p>
<p>Eğer yukarıda başlığın hedef kitlesinde yer alıyorsanız o zaman ilk kabul etmeniz gereken gerçeği sizinle paylaşmak istiyorum: </p>
<p><em>Bir e-ticaret işletmesi için web uygulaması (ya da pek çoğumuzun deyimi ile web sitesi) buz dağının sadece görünen yüzü, tüm sürecin sadece %10&#8242;udur. Tüm süreci bu uygulamadan ibaret sanmak yapabileceğiniz en büyük hataların başında gelmektedir.</em></p>
<p>Başarılı bir e-ticaret işletmesi kurmak aslında paralel ve/veya sıralı ilerlemesi gereken üç süreçten ibarettir. Bunlar:</p>
<ul>
<li>Yaratıcı süreç</li>
<li>Alt yapı süreci</li>
<li>Operasyonel süreç</li>
</ul>
<p>Yukarıda bahsi geçen her süreç ise alt iş paketlerine ayrılmaktadır. Bu çalışmanın detayları çok yakında <a href="http://www.tgworkshop.com" title="T&#038;G Workshop" target="_blank">T&#038;G Workshop</a> web sitesinde bulunabilecek olmakla beraber, basit bir kontrol listesi olarak kullanabilmeniz adına bu alt iş paketlerini sizinle paylaşmak istiyorum:</p>
<p>İlk olarak <strong>yaratıcı süreçten</strong> başlayalım. Bu süreç zarfında işletmemizin kimliğini yaratıyor olacağız. Sürecin barındırdığı iş paketleri:</p>
<ul>
<li>Kurumsal kimlik çalışmaları. Çıktılar: Logo, renk kullanımları, fontlar</li>
<li>Web uygulaması tasarım çalışmaları. Çıktılar: Storyboard, ana sayfa tasarımı, alt sayfa tasarımları, hata sayfaları ve kulanılacak olan e-posta şablonları, proje yaratıcı süreç bütçesi ve yaratıcı süreç sözleşmesi</li>
</ul>
<p>İkinci sürecimiz <strong>alt yapı çalışmaları sürecidir</strong>. Bu süreç zarfında yapılması hedeflenen ticaretin destek sistemleri kurulacaktır. Sürecin barındırdığı iş paketleri:</p>
<ul>
<li>Analiz ve dökümantasyon. Çıktılar: Vizyon ve kapsam dökümanı, sistem gereksinimleri dökümanı (aynı zamanda proje sözleşmesine girecek olan teknik şartnamedir), iş kuralları dökümanı ve kullanıcı senaryoları, fazlandırılmış proje planı, risk planı, proje altyapı bütçesi, proje altyapı sözleşmesi</li>
<li>Fiziksel altyapı kurulum çalışmaları. Çıktılar: Sistemin üzerinde çalışacağı fiziksel altyapı mimari dökümantasyonu, fiziksel altyapı güvenlik gereksinimleri, uygulama yedekleme planları, veritabanı yedekleme planları, uzaktan erişim tipleri ve yetkilendirme, dağıtık mimariler için senkronizasyon mekanizması, eğer kullanılacaksa CDN (içerik iletim ağı) kurulumu</li>
<li>Yazılım altyapısı temel kurulum çalışmaları. Çıktılar: Kullanılacak olan ön yüz, ERP ve lojistik yazılımlarının belirlenmesi ve üretimi, uygulamalar arasındaki rol ve sorumluluk dağılımları, geliştirme-sahneleme-üretim ortamı kurulumları, proje takip sistemi kurulumu</li>
<li>Yazılım geliştirme süreci. Çıktılar: Kullanıcı arayüzü, yönetim arayüzleri (içerik, ERP ve lojistik), 3.parti yazılım (toplu e-posta sağlayıcısı, toplu SMS sağlayıcısı, ödeme kanalları, sosyal ağlar vb) entegrasyonları</li>
<li>Test ve yayına alma süreci. Çıktılar: Test senaryoları, ön yüz test sonuçları, ERP sistemi test sonuçları, lojistik sistemi test sonuçları, stres test sonuçları, Yazılım hatalarının ve iyileştirme ihtiyaçlarının önceliklendirilmiş listesi</li>
</ul>
<p>Diğer süreçlerle kısmen paralel kısmen de sıralı yürümesi gereken üçüncü sürecimiz ize <strong>operasyonel süreçtir</strong>. Bu süreç dahilinde yer alan iş paketleri aşağıda belirtilmiştir:</p>
<ul>
<li>Proje görüşmeleri. Çıktılar: Proje hedeflerini ve genel isterleri içeren toplantı tutanakları</li>
<li>Süreç dökümantasyonları. Çıktılar: Satın alma ve tedarik süreç dökümanı, ürün görsellerinin üretim sürecine ilişkin döküman, web uygulaması akış dökümanı, lojistik süreç dökümanı, iptal ve iade süreçleri dökümanı, çağrı merkezi süreç dökümanı ve karar ağaçları</li>
<li>Satın almalar ve kurulumlar. Çıktılar: Fiziksel sunucu parkı, verimerkezi anlaşmaları, kullanılacak olak ön yüz sistemi seçimi ve satın alması, ERP sistemi seçimi ve satın alması, lojistik sistemi seçimi ve satın alması, güvenlik sertifikaları seçimi ve kurulumu</li>
<li>Ödeme mecrası çalışmaları. Çıktılar: Kullanılacak olan sanal POS sistemlerinin seçimi, bankalar ile komisyon anlaşmaları ve son kullanıcılara uygulanacak vade farkı tablosu</li>
<li>Pazarlama çalışmaları. Çıktılar: Son kullanıcılara yapılacak farklı kampanyaların ve kampanya enstrumanlarının belirlenmesi</li>
</ul>
<p>Yazımın bu noktasında yukarıda temas ettiğim bir cümleye atıfta bulunmak istiyorum. Sıkılmadan yazımı bu noktaya kadar okuyup farkettiğiniz üzere alanında üst sıraları hedefleyen bir e-ticaret işletmesi kurmak sabır, sermaye ve ciddi bilgi birikimi gerektirmektedir ve bu açılardan bakıldığında her babayiğidin harcı malesef değildir.</p>
<p>Unutmadan eklemek istiyorum, yukarıdaki süreci bu yazıma aktarırken bile aklıma gelen aslında bir kaç alt iş paketi daha var ama onları hem bu yazımı daha uzatmamak hem de daha sonraki yazılarıma konu bırakmak adına şimdilik saklıyorum. Ama ufak bir ipucu vermek gerekirse hem pazarlama çalışmalarını daha da detaylandırmak hem de CRM kelimesinin etrafında biraz daha dolaşmamız gerektiğini sizle de farketmişsinizdir.</p>
<p>Bu yazımı burada noktalarken iki noktaya daha temas etmek istiyorum. Bunlardan ilki yukarıda da iki kere belirttiğim üzere bahsettiğim süreçlere ait daha detaylı bir dökümanı yakında şirketimiz <a href="http://www.tgworkshop.com" title="T&#038;G Workshop" target="_blank">T&#038;G Workshop</a>&#8216;un sitesinde hem Türkçe hem de İngilizce olarak bulabiliyor olacaksınız. İkinci nokta ise e-ticaret süreçleri hakkında destek talepleriniz için bize her zaman <a href="mailto:info@tgworkshop.com">info@tgworksghop.com</a> adresini kullanarak ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Sevgilerimle,<br />
Kıvanç Toker</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://defter.kivanctoker.com/2011/12/ticaretin-e-halinin-zorluklari-ve-oneriler-ii-bir-e-ticaret-oykusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mobil sektörde açık uygulama geliştirme arayüzleri – I</title>
		<link>http://defter.kivanctoker.com/2010/09/mobil-sektorde-acik-uygulama-gelistirme-arayuzleri-i/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mobil-sektorde-acik-uygulama-gelistirme-arayuzleri-i</link>
		<comments>http://defter.kivanctoker.com/2010/09/mobil-sektorde-acik-uygulama-gelistirme-arayuzleri-i/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Sep 2010 08:06:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ktoker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mobil Hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[mobil hizmetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://defter.kivanctoker.com/?p=141</guid>
		<description><![CDATA[“Hızlı ve kolay bir şekilde kaydımı tamamladıktan hemen sonra bana gelen e-postadaki bağlantıya tıkladığımda açılan sayfada gördüklerime inanmam gerçekten güç oldu. Hızlıca bir şekilde dökümanlara göz gezdirirken aklıma gelen farklı katma değerli hizmet kurgularını bir kenara not ettim, biraz düşündükten sonra bir tanesini seçtim ve ufak bir demo çalışması yapmaya başladım. Herhalde uzun zamandır ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste"><em>“Hızlı ve kolay bir şekilde kaydımı tamamladıktan hemen sonra bana gelen e-postadaki bağlantıya tıkladığımda açılan sayfada gördüklerime inanmam gerçekten güç oldu. Hızlıca bir şekilde dökümanlara göz gezdirirken aklıma gelen farklı katma değerli hizmet kurgularını bir kenara not ettim, biraz düşündükten sonra bir tanesini seçtim ve ufak bir demo çalışması yapmaya başladım. Herhalde uzun zamandır ilk defa benim için uykusuz geçen bir gece bu kadar keyifli bir hal almıştı. Sabahın ilk ışıkları ile beraber bir gözüm elimdeki telefonda bir gözüm ise bilgisayar ekranında kendimi gülümserken buldum. Kullanıcıların konumuna bağlı olarak onlara ücretli veya ücretsiz farklı içerikler ve bilgiler sunan uygulamamın demosu bitmişti ve çalışıyordu.”</em></div>
<div><em><br />
</em></div>
<div id="_mcePaste">Eğer kendinizi yaratıcılığınızın ve çalışma hayatı heyecanınızın en doruk noktası olduğunuz zamanlarda hissediyorsanız yukarıdaki kısa hikayenin gerçekten yaşanabilir olması sizin için de en az benim kadar önemlidir diye tahmin ediyorum. Hangimiz zamanımızı iş fikrimizi ilgili kişilerin kafasında canlandırmak, somutlaştırmak için harcamak yerine o fikri gerçekleştirmeye ayırabilmenin, zorlu ön koşullar ve bürokrasi olmadan mobil hizmetler dünyasının türlü araçlarından faydalanabilmek ve bu araçların sayısız kombinasyonu ile insan hayatını kolaylaştırmaya yönelik ürünleri hızlıca yaratabilmek istemeyiz ki?</div>
<p><br/></p>
<div>Kısa bir süre için iş ortağı şapkasını yanımıza koyup operatör şapkası takalım ve bir ürünün fikir aşamasından somut hale gelene kadar ne kadar iş gücü yatırımı yaptığımızı hesaplayalım. Fikri anlamak için yaptığımız toplantılar, ürünün gelişme süreci boyunca süreç takibi ve bu sürecin zamanında sona ermesi için yazılan e-postalar, yapılan tartışmalar. Hangimiz bir iş fikri üzerine konuşurken onun bitmiş, hazır, somut halini elimizde tutmayı istemeyiz ki?</div>
<p><br/></p>
<div>Her iki şapkamızla da yaptığımız tespitleri bu noktada özetlemek gerekirse şöyle bir cümle kullanabiliriz: <strong>Ürün yaratıcısının, üzerinde ürün yaratılacak ortama ve araçlara erişimini zorlaştırmak kısa vadede bir seçicilik yöntemi gibi görünse de uzun vadede ilgili tüm taraflara ciddi bir motivasyon ve potansiyel kaybı olarak geri dönmektedir.</strong> Büyümeye devam eden pazarlarda bu kayıp göz ardı edilebilir olsa da doyum noktasına yaklaşıldıkça her ticari işletme gibi mobil ağ operatörleri de yeni gelir kaynakları arayışlarına girmek zorunda kalmaktadır.</div>
<p><br/></p>
<div id="_mcePaste">Bu potansiyel kaybının sadece ülkemize ve sadece faaliyet gösterdiğimiz bu sektöre özel olmaması,  içinde alt yapı sahibi, ürün geliştirici, ekosistem gibi kavramları barındıran tüm iş alanlarının temel sorunlarından biri olması sorunun çözümü anlamında işimizi oldukça kolaylaştırmaktadır.  Son 10 senedir inanılmaz bir hızla gelişen Internet alanında da benzer sıkıntılar yakın zamanda yaşanmış, Facebook, MySpace, Google gibi dev şirketlerin öncü ve cesur çalışmaları bize içinde bulunduğumuz tünelin sonunda ışık olduğunu göstermiştir. Mobil cihaz sektörü de Internet dünyasının adımlarını takip etmektedir. Apple’ın öncülüğünde, Nokia, Samsung gibi şirketler son bir kaç sene içinde yeni arayışlarının sonucu olarak ciddi stratejik hamleler yapmıştır, bize düşen ise bu stratejileri kendi sektörümüze uyarlamaktır.</div>
<p><br/></p>
<div id="_mcePaste">Gelin son iki sene içinde yaşananlara kısaca bir göz atalım</div>
<div id="_mcePaste">
<ul>
<li>Mobil ağ operatörleri geniş kapsama alanı hedefli baz istasyonu kurulumları ve baz mobil ağ bileşenleri için yaptıkları 1. aşama yatırımları sonrasında  iletişim alanındaki teknolojik gelişmelere istinaden 2. aşama yatırımlarını yapmak zorunda kalmaktadır.</li>
</ul>
</div>
<div id="_mcePaste">
<ul>
<li>Bir üst maddedeki duruma karşın veri tabanlı hizmet gelir potansiyelleri ses taşıma ve mesajlaşma gelirleri kadar yüksek değildir. Veri tabanlı hizmetlerde gelirin büyük payı içerik ve servis sahiplerine kaymaktadır. Bu durum operatörleri yatırımlarını karşılama konusunda endişeli bir bekleyiş içine sokmakta ve yeni akıllı alt yapı(smart-pipe*) stratejileri geliştirmeye zorlamaktadır.</li>
</ul>
</div>
<div id="_mcePaste">
<ul>
<li>Internet ve mobil cihaz üreticileri, yeni nesil mobil hizmetler değer zincirinde yer edinmeye yönelik stratejiler geliştirmektedir.</li>
</ul>
</div>
<div id="_mcePaste">
<ul>
<li>Apple AppStore, Nokia Ovi, Facebook Platform, OpenSocial gibi platform uygulamaları ile birlikte “Bir hizmet olarak ağ (Network as a service)” ve “Bir hizmet olarak platform (Platform as a service)” kavramlarını ortaya çıkmıştır. Platformların üzerinde barındırdığı, 3. oyuncular tarafından üretilen katma değerli ürünler platform değeri üzerinde ciddi etki sahibi olmuştur.</li>
</ul>
</div>
<p><br/></p>
<div id="_mcePaste">Yukarıda belirtilen gelişmeler bazı mobil ağ operatörlerini de harekete geçirmiştir. Bu operatörler kendi uygulama satış platformlarını ve altyapı erişim arayüzlerini üreticilerin kullanımına açarak yeni gelir akışları yaratmıştır. Bu çalışmalar arasında en öne çıkanlar Telenor ve Orange&#8217;a ait çalışmalardır. Her iki operatör de yazılım geliştiricilere özel aşağıdaki platformları kurmuşlardır.</div>
<div>
<ul>
<li>Telenor playground (<a href="http://playground.telenor.com/">http://playground.telenor.com</a>)</li>
<li>Orange Partner (<a href="http://www.orangepartner.com/">http://www.orangepartner.com</a>)</li>
</ul>
</div>
<p><br/>Ülkemizde de Turkcell&#8217;in bu konuda çalışmaları olmuş hatta yurtdışındaki rakiplerine benzer bir strateji doğrultusunda yazılım geliştiricileri buluşturacak bir platformun kurulumu için gerekli ilk adımlar atılmıştır.<br />
<br/>Ülkemizde bu konudaki gelişmelere ve de yazılım geliştiriciler olarak fırsatlarımıza da bir sonraki yazımda değinmeye çalışacağım.<br />
<br/>Sevgilerimle</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://defter.kivanctoker.com/2010/09/mobil-sektorde-acik-uygulama-gelistirme-arayuzleri-i/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google OS: Skynet’in ilk adımı!</title>
		<link>http://defter.kivanctoker.com/2009/07/google-os-skynetin-ilk-adimi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=google-os-skynetin-ilk-adimi</link>
		<comments>http://defter.kivanctoker.com/2009/07/google-os-skynetin-ilk-adimi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2009 20:12:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ktoker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://defter.kivanctoker.com/?p=107</guid>
		<description><![CDATA[Google dün resmi blog&#8217;unda üzerinde çalıştıkları işletim sistemi ile ilgili beklenen duyuruyu yaptı. İlgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Bu duyuru sonrasında çok değişik yorumların yapıldığı hepimizin dikkatini çekmiştir sanıyorum. Bu yorumlardan benim ilk aklıma gelenler şu şekilde: Google arama motoru değil mi abi, işletim sistemi ile ne alakaları var? Bu Microsoft&#8217;u bir firma devirebilirse o da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Google dün resmi blog&#8217;unda üzerinde çalıştıkları işletim sistemi ile ilgili beklenen duyuruyu yaptı. İlgili yazıya <a href="http://googleblog.blogspot.com/2009/07/introducing-google-chrome-os.html" target="_blank">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p class="MsoNormal">Bu duyuru sonrasında çok değişik yorumların yapıldığı hepimizin dikkatini çekmiştir sanıyorum. Bu yorumlardan benim ilk aklıma gelenler şu şekilde:</p>
<p class="MsoNormal">
<ul>
<li>Google arama motoru değil mi abi, işletim sistemi ile ne alakaları var?</li>
<li>Bu Microsoft&#8217;u bir firma devirebilirse o da Google&#8217;dır, helal olsun adamlara!</li>
<li>Ben zaten bekliyordum Android olayından sonra böyle bir şey.</li>
</ul>
<div>Ben ilgili haberi okur okumaz kendi kendime &#8220;Niye acaba?&#8221; diye sormak gereğini hissettim (Rahatsızım biraz, herşeyi sorgulamam lazım), sonrasında da kısa bir araştırma yaptım, sonrasında da bulgularımı ve öngörülerimi sizinle paylaşmak istedim. Buyrun Google&#8217;ın <strong>master planına!</strong></div>
<p class="MsoNormal"><span>Google&#8217;ın konuyla ilgili resmi blog&#8217;unda geçen bir cümle dikkatimi çekti önce: “<span>For application developers, the web is the platform”. Sonrasında bu cümlenin bir benzerini bir yerde okuduğumu düşündüm. Kısa bir araştırma sonucu bunun yakın zamanda Google tarafından dillendirilmiş </span><span><a href="http://www.geek.com/articles/news/google-says-web-is-the-platform-of-the-future-20090528" target="_blank">bir açıklamanın</a></span><span> bir kısmı olduğunu gördüm. Sadecce application developer’lar için değil, Google&#8217;a göre hepimiz için artık </span><span><strong>Web is the platform!</strong></span><span> </span></span></p>
<p class="MsoNormal">Peki bu ne demek? Ben Google&#8217;ın son bir iki seneki adımlarından yola çıkarak vardığım sonuçları paylaşayım sizinle:</p>
<p class="MsoNormal">
<ul>
<li>Google vizyonunda “desktop uygulaması” diye Install edilen uygulamalar yok</li>
<li><span>Google çok uzun bir süredir aşağıdaki birbini tamamlayan ürünlere yatırım yapıyor</span>
<ul>
<li><span><strong><span>Google apps</span></strong><span>: Google’ın üzerinde uygulama geliştirebileceğiniz ve cloud mimarisi üzerinde barındırılan ürünü. Java ve Phyton dilleri ile yazılmış uygulamanızı bu platformun üzerinde koşturduğunuz anda her browser tarafından, dünyanın her yerinden yüksek süratle erişilebilir oluyor.</span></span></li>
<li><span><span><strong><span>Google docs, sites, calendar vb.:</span></strong><span> Google’ın tüm firmalara sunduğu SAAS hizmetleri. Google kendi platformu üzerinde apps üzerinde show case uygulamaları geliştiriyor.</span></span></span></li>
<li><span><span><span><strong><span>Google Chrome: </span></strong><span>Google mevcut browserların <strong>yetenekli ama kısıtlı</strong><strong> </strong> olduğunu biliyor bu sebeple Google apps üzerinde yürütülecek uygulamalara özel yeteneklerle erişebilecek kendi browser’ını piyasaya sürdü.</span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><strong><span>Google OS:</span></strong><span> Google her ne kadar kendi browser’ı ile web based uygulamaları daha yetenekli kılabilecek olsa da, en yüksek performanslı uygulamaların mutlaka donanım optimize olması gerektiğini biliyor. Internet’in yaygınlaşması öncesinde kavramları oluşturulmuş mevcut işletim sistemlerinin Internet platformu ile ilişkileri Google’ın istediği kadar sıkı değil, bu yüzden oturup sıfırdan Interneti köküne kadar sömüren, fiziksel bilgisayarınızın her fiziksel bileşenini Internet ile sıkı sıkıya bağlayacak bir işletim sistemini, çekirdeğinden itibaren baştan hazırlıyor.</span></span></span></span></span></li>
</ul>
</li>
</ul>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Peki bundan sonra ne olacak:</p>
<ul>
<li>Google işletim sistemi bilgisayarlarımızı Internet’in gerçek bir düğümü haline getirecek.</li>
<li>İşletim sistemlerimize artık yazılım kurmayacağız, tüm ihtiyaçlarımızı SAAS konseptinde geliştirilmiş, aylık aboneliklerle alacağımız uygulamalar ile karşılayacağız.</li>
<li>Bilgisayarımız yanımızda taşıdığımız bir kütle olmaktan çıkacak, Internet erişimi olan her cihaz üzerinden “kendi masaüstümüze, uygulamalarımıza ve dosyalarımıza” erişebiliyor olacağız. Yani ağ bilgisayarları kullanıyor olacağız.</li>
<li>Google dünyanın en büyük sinir ağınının yöneticisi olacak</li>
<li>&#8230;</li>
</ul>
<p>Sonunu üç nokta olarak bıraktım çünkü buradan sonrası biraz, yazının başlığından da anlayabileceğiniz gibi Terminatör’ün senaryosuna doğru gidiyor:</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>Google’s master plan</strong><span>’i duymuşsunuzdur muhtemelen. Google’ın GooglePlex’inde yer alan büyük bir beyaz tabloda çizilmiş ve bu şekilde efsaneleşmiş bir akış diyagramıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">İlgili diyagrama aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:</p>
<p class="MsoNormal"><span> </span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><a href="http://www.flickr.com/photos/jurvetson/21470089/">http://www.flickr.com/photos/jurvetson/21470089/</a></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><a href="http://undergoogle.com/tools/GoogleMasterPlanEN.html">http://undergoogle.com/tools/GoogleMasterPlanEN.html</a></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">O tabloda aşağıdaki alanı özel olarak kopyaladım. Ne dersiniz, adım adım ilerliyorlar değil mi :)</p>
<p class="MsoNormal"><a rel="attachment wp-att-126" href="http://defter.kivanctoker.com/index.php/2009/07/google-os-skynetin-ilk-adimi/google_crop/"><img class="alignnone size-medium wp-image-126" title="google_crop" src="http://defter.kivanctoker.com/wp-content/uploads/2009/07/google_crop-300x180.jpg" alt="" width="300" height="180" /></a></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Sevgiyle kalın :)</p>
<p class="MsoNormal">Kıvanç</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://defter.kivanctoker.com/2009/07/google-os-skynetin-ilk-adimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayal eder misiniz?</title>
		<link>http://defter.kivanctoker.com/2009/05/hayal-eder-misiniz/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hayal-eder-misiniz</link>
		<comments>http://defter.kivanctoker.com/2009/05/hayal-eder-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 May 2009 21:25:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ktoker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://defter.kivanctoker.com/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[Nasıl bir şeydir bilir misiniz?   Akşam 10da işten çıkıp da eve giderken daha yapmanız gereken çok şey olduğu için sürat yapmak, sabah çalar saatle değil, o gün yapmanız gereken işlerin stresi ile uyanmak. Ofisin kapısını kapatırken arkanıza bakıp bu kadar zamanda neler yapmışım acaba son bir kez masalara, bilgisayarlara bakarak huzur bulmaya çalışmak&#8230;   [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Nasıl bir şeydir bilir misiniz?</p>
<p> </p>
<p>Akşam 10da işten çıkıp da eve giderken daha yapmanız gereken çok şey olduğu için sürat yapmak, sabah çalar saatle değil, o gün yapmanız gereken işlerin stresi ile uyanmak. Ofisin kapısını kapatırken arkanıza bakıp bu kadar zamanda neler yapmışım acaba son bir kez masalara, bilgisayarlara bakarak huzur bulmaya çalışmak&#8230;</p>
<p> </p>
<p>Ellerinizin kadehe gittiği her akşam &#8220;yarın erken kalkmam lazım&#8221; cümlesini içinizden geçirir misiniz güzel bir cumartesi akşamı bile, çok keyifli bir sohbette kendi kafanızın derinliklerine dalar mısınız, nasıl yapacağız sorusuyla boğuşur musunuz istinasız her dakika&#8230;</p>
<p> </p>
<p>İlkokuldan beri burnunun ucuna havuç uzatılmış bir jenerasyondan mısınız siz de; hep paraşütle atlayacağınız o sıradışı ama hiç gelemeyen günlerin hayalini kurar mısınız? 7-24 lisedeki sınav psikolojisi ile yaşar mısınız, geçse de kurtulsakların &#8220;geçse&#8221;desi hiç gelmeyecekmiş gibi görünen.</p>
<p> </p>
<p>Kendinizi asosyal hissetmemek adına çevrenizdeki insanlarla görüşme planları yapar mısınız her hafta görüşme zamanlarını &#8220;abi araşalım&#8221;lar ile açık bırakarak, vefasız olur mu takma adınız?Mutluluk sizin için iş düşünmediğiniz zamanlar anlamına gelir mi hiç? Güneşin gözünün içine bilgisayar ekranınınızın üzerinden bakar mısınız sık sık?</p>
<p> </p>
<p>Özetle; o kadar başarı cümlesi kurarak içten içe sıradan olmayı hayal eder misiniz hiç?</p>
<p> </p>
<p>Uzun bir aradan sonra, iyigecelerdörtduvar&#8230;</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://defter.kivanctoker.com/2009/05/hayal-eder-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ticaretin e- halinin zorlukları ve öneriler</title>
		<link>http://defter.kivanctoker.com/2009/01/ticaretin-e-halinin-zorluklari-ve-oneriler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ticaretin-e-halinin-zorluklari-ve-oneriler</link>
		<comments>http://defter.kivanctoker.com/2009/01/ticaretin-e-halinin-zorluklari-ve-oneriler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 20:45:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ktoker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yönetimsel]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://defter.kivanctoker.com/?p=48</guid>
		<description><![CDATA[E-ticaret hakkında bundan önceki yazımda o zamanlar daha çok genç olan projemiz hobigaraj.com&#8217;dan bahsetmiştim. Uzun zaman e-ticaretin uygulama hizmet sağlayıcı tarafında yer alan bir ekip olarak, farklı projelerde edindiğimiz teknik ve ticari tecrübeleri tamamen kendimize ait bir projede değerlendirmek adına yaratmaya çalıştığımız bir marka idi hobigaraj.  Geçtiğimiz 5 ay süresince bu projemizle ilgili olumlu olumsuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>E-ticaret hakkında <a href="http://defter.kivanctoker.com/index.php/2008/09/hobigarajcom/" target="_blank">bundan önceki yazımda</a> o zamanlar daha çok genç olan projemiz hobigaraj.com&#8217;dan bahsetmiştim. Uzun zaman e-ticaretin uygulama hizmet sağlayıcı tarafında yer alan bir ekip olarak, farklı projelerde edindiğimiz teknik ve ticari tecrübeleri tamamen kendimize ait bir projede değerlendirmek adına yaratmaya çalıştığımız bir marka idi hobigaraj. </p>
<p>Geçtiğimiz 5 ay süresince bu projemizle ilgili olumlu olumsuz pek çok gelişmeye şahit olduk. Bunların olumlularını sizlerle paylaşmak için biraz daha beklemeyi düşünüyorum. Fakat olumsuzları özellikle de yaşanan zorlukları, aranızda benzer bir girişim içinde bulunmak isteyenler olabileceğini düşünerek burada özetlemeye çalışacağım.</p>
<p>Yazımızın konusunu teşkil eden <strong>bir e-ticaret işletmesinin hayatını zorlaştıran durumları</strong> 3 ana başlıkta toplayabiliriz: </p>
<ul>
<li>İletişim problemleri</li>
<li>Lojistik zorluklar</li>
<li>Finansal zorluklar</li>
</ul>
<div>İsterseniz yukarıdaki sırada ilerleyelim ve öncelikle <strong>iletişim problemlerinden</strong> başlayalım. Bir e-ticaret işletmesi aracı konumu gereği en yoğun olarak tedarikçileri ve müşterileri ile iletişimde bulunmak durumundadır. Her iki yön de kendine has pek çok dinamiğe sahip olmakla beraber en önemli ortak nokta <strong>güven</strong>dir. Hem müşterileriniz, hem de tedarikçileriniz ilk günden itibaren maddi ve manevi açılardan size güvenmek isteyeceklerdir. Bu beklentinin yeni kurulmuş bir işletme açısından karşılanması çok kolay olmayabilir. Tedarikçilerin güveni genelde kendilerine taahhüt ettiğiniz ödeme süreçleri ile ilgilidir &#8211; bu noktaya finansal zorluklar başlığında değineceğim -, bunun dışında hemen hepsi kendi ürünlerini ön plana çıkarmanızı ve hiç bir şekilde promosyon malzemesi olarak kullanmamanızı ister. Müşterilerin güvenini kazanmanın yolu ise şeffaf iletişim bilgilerinizden geçmektedir. Ürünler hakkında sorusu ya da sorunu olan, web sitenizin kullanımı konusunda problem yaşayan tüm müşterileriniz sizinle rahatça iletişim kurmak isteyecektir. Unutmamalısınız ki yeni bir e-ticaret işletmesi olarak ilk amaçlarınız sağdık müşteri tabanı yaratmak ve de tedarikçileri ile sıkı bir ilişkiler kurmaktır. Bu sebeple:</div>
<p></p>
<div>
<ul>
<li>Tedarikçilerinizle düzenli aralıklarda iletişim kurun, onlara ilişkinize ve ürünlerine önem verdiğinizi hissettirin</li>
<li>Eğer bir kampanya yapmak istiyorsanız mutlaka bu konuda ilgili ürünlerin tedarikçisi ile bir sorun yaşamayacağınızdan emin olun</li>
<li>Websitenizde erişilebilir bir telefon numarası ve e-posta adresi içeren iletişim bilgilerinizi açıkça belirtin</li>
<li>Müşterilerinizin ve tedarikçilerinizin telefonlarını ve e-postalarını mümkün olan en kısa sürede (mutlaka aynı gün içinde) cevaplayın</li>
<li>Ürünlerinizi iyi tanıyın, gelebilecek sorulara hazırlıklı olun, cevabını bilmediklerinizi sorup, araştırıp, öğrenin ve mutlaka soruyu sorana geri dönün</li>
<li>Müşterilerinizin iptal ve iade taleplerini olumsuz karşılamayın, bu süreçler hakkında yeterli hukuksal bilgiye sahip olun</li>
<li>Siparişlerinin her aşamasını müşterilerinize bildirin, göndereceğiniz bir e-postanın size maliyeti olmayacak fakat ciddi bir güven kazancı olarak geri dönecektir</li>
</ul>
</div>
<p>Gelelim ikinci başlığımıza. Günümüzde pek çok e-ticaret işletmesi üzerindeki riski azaltmak için <strong>stoksuz </strong>çalışmaktadır. Bunun açıklaması şudur: Önce sipariş gelir, sonra ürünü temin edersiniz. Malesef ürün temini ve sonrası gönderimi konusu problemli konulardır (eminim çok şaşırdınız :)). Eğer kendinize ait bu operasyonda kullanabileceğiniz bir aracınız yoksa, kargo masrafları tüm karınızı alıp götürebilir. Kendinize ait aracınızla bu işe kalkıştığınızda ise tedarikçilerinizin lokasyonları arasındaki ciddi farklılıklar sizin için zaman ve maliyet sorunu yaratacaktır. <strong>İster stoklu ister stoksuz</strong> çalışsın, aldığınız siparişte bulunan ürünleri müşterinize ulaştırabilmek için de &#8211; eğer sadece aynı şehir için çalışmıyorsanız &#8211; bir kargo firması ile anlaşmanız gerekecektir. Her ne kadar ülkemizdeki bilindik kargo firmaları hem teknik altyapı olarak hem de hız anlamında oldukça iyi durumda olsalar da, maliyetleri çok yüksektir. Tüm e-ticaret ömrünüz boyunca en büyük gider kalemlerinizden biri mutlaka lojistik olacaktır. Peki bu alandaki sorunlarınızı minimize etmek için neler yapabilirsiniz:</p>
<ul>
<li>Ticaretini yapacağınız ürünleri seçerken tedarikçilerin lokasyonları sizin için önemli bir kriter olsun, unutmayın ki en büyük karla satacağınız ürünler en kısa sürede en ucuza tedarik ettiğiniz ürünlerdir</li>
<li>Mümkünse ürünlerin tedariğini de kendi imkanlarınızla gerçekleştirin, hem tedarik hem de teslimat işlemleri için kargo firmalarını kullanmak mevcut piyasa koşullarında eğer stoksuz çalışıyorsanız çoğu ürünü zararına satmanıza bile sebep olabilir</li>
<li>E-ticaret yapmaya ürünlerinizin teslimatı için iyi bir kargo firması ile iyi bir anlaşma yaparak başlayın, aylık kaç sipariş alabileceğinizi ve hedeflerinizi kargo firmaları ile paylaşın ve onlardan en yüksek indirimleri almaya çalışın</li>
</ul>
<div>Ve son olarak, tabii ki sorunların en etkilisi finansal sorunlar. Yeni bir e-ticaret işletmesi olarak daha çok satış yapmak istediğinizde önünüze çıkan en temel engellerden biri <strong>müşterilerinize </strong><strong>yeterli sayıda ödeme seçeneği sunamamak</strong> olacaktır. Ülkemizde farklı bankaların pek çok kredi kartı seçeneği bulunmaktadır ve bu kartlar ile taksitli satış sadece ilgili bankanın POS (ya da sitenizde kullanacağınız hali ile Sanal POS) sistemi üzerinden mümkün olabilmektedir. Özetle malesef müşterilerinize farklı kartlarla taksit imkanı sunmak için çok sayıda banka ile anlaşmanız gerekmektedir. Anlaşma şartları ise iki noktada malesef e-ticaretin önünü tıkayacak şekildedir. Örnek olarak bir müşterinin sizden kredi kartı ile taksitli olarak yaptığı alışverişin bedelini sizin kendi hesabınıza almanız a) eğer hemen istiyorsanız <strong>çok yüksek komisyon oranları</strong> ödeyerek b) komisyon ödemek istemiyorsanız da <strong>çok uzun süre bekleyerek</strong> mümkün olmaktadır. İkinci kritik nokta ise bankaların genelde yeni işletmelere Sanal POS vermek istememesidir. Yani diğer tüm sorunları aşmış bir şekilde banka yetkilisinin karşısına çıksanız bile eğer yeni bir işletme iseniz ve o bankada yeni bir hesabınız bulunmakta ise Sanal POS başvurunuzun reddedilmesi mümküdür. Diyelim ki bu engeli aşmayı başardınız ama bankanız sizinle ancak blokajlı olarak çalışmayı yani müşterinin kredi kartından tahsil edilen bedeli size <strong>30-60 gün vadeli</strong> olarak ödemeyi kabul etti, işte tam bu noktada da tedarikçileriniz ile finansal problemler yaşamanız çok muhtemeldir zira tedarikçiler de kendi risklerini azaltmak ihtiyacı ile en fazla <strong>7-14 gün vadeli</strong> şekilde çalışmayı tercih ederler. Buraya kadar sizin içinizi kararttığımı farkındayım bu sebeple hemen finans başlığı altındaki tavsiyelerime geçiyorum :)</div>
<p></p>
<div>
<ul>
<li>Müşterilerinize sunacağınız ödeme seçenekleri üzerine çalışırken iki noktaya önem verin: Müşteri kitlenizin en çok kullandığı kredi kartı, kişisel ya da kurumsal ilişkilerinizin en kuvvetli olduğu banka. En makul komisyon oranları ile en iyi ödeme şekline ulaşmaya çalışın</li>
<li>Tedarikçilerinizle vade sürelerini konuşmadan önce nakit akışınızı iyi planlayın, banka size ödeme yapmadan sizin tedarikçinize ödeme yapmanız yüksek hacimlerde ciddi finansal güç gerektirir</li>
<li>Finansal açıdan sizi sıkıntıya sokması diğer giderlerinizi minimuma indirin. Özellikle tanıtım açısından en etkili mecraları seçmeye özen gösterin.</li>
</ul>
<p></p>
<div>Henüz kendi e-ticaret projemizi başlatalı çok olmasa da kısa zaman içinde özellikle -malesef- olumsuz anlamda pek çok tecrübemiz oldu. Umarım bu yazımla sizlerin de bunların bir kısmına hazırlıklı olabilmeniz için gerekli ön bilgileri aktarabilmişimdir. E-ticaret alanındaki bir sonraki yazımda daha olumlu şeyler üzerine yazmak umudu ile :)</div>
</div>
<p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://defter.kivanctoker.com/2009/01/ticaretin-e-halinin-zorluklari-ve-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Think global, act global too&#8230;</title>
		<link>http://defter.kivanctoker.com/2008/10/think-global-act-global-too/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=think-global-act-global-too</link>
		<comments>http://defter.kivanctoker.com/2008/10/think-global-act-global-too/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2008 20:36:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ktoker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://defter.kivanctoker.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Bundan bir süre önce Biz neden yapamıyoruz başlıklı bir yazı kaleme almıştım (ilgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz). Bu yazıda Türk startupları olarak sahip olduğumuz sınırlı kaynaklarin vizyoner işler yapmamıza nasıl engel olduğuna dair düşüncelerimi paylaşmıştım sizlerle.   Şimdi de son bir kaç haftadır kafamı kurcalayan bir soruyu sizinle de paylaşmak istiyorum.   Internet üzerinden erişilebilir hizmetler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bundan bir süre önce <strong>Biz neden yapamıyoruz</strong> başlıklı bir  yazı kaleme almıştım (<a href="http://defter.kivanctoker.com/?p=20">ilgili yazıya  buradan ulaşabilirsiniz</a>). Bu yazıda Türk startupları olarak sahip olduğumuz  sınırlı kaynaklarin vizyoner işler yapmamıza nasıl engel olduğuna dair  düşüncelerimi paylaşmıştım sizlerle.</div>
<div> </div>
<div>Şimdi de son bir kaç haftadır kafamı kurcalayan bir soruyu sizinle de  paylaşmak istiyorum.</div>
<div> </div>
<div><em>Internet üzerinden erişilebilir hizmetler kurgulayan ve üreten firmalar  olarak bizler neden yaptığımız işleri niye yerel pazarla sınırlıyoruz. Daha  somut hali ile niye sadece Türkçe hizmetler üretiyoruz?</em></div>
<div><em></em> </div>
<div>Sunduğumuz hizmetler Internet tabanlı sayısal hizmetler olmasına rağmen;  dünyanın her yerinden üzerinde Internet gezgini bulunan her cihazdan  kolayca erişilebilir olan bu hizmetleri niye kendi dilimizle sınırlı tutuyoruz?</div>
<div> </div>
<div>Evet yerel pazardaki tedarikçilere bağımlı bazı projelerin belirli  kısıtları olabilir ama peki ya sosyal ağ, kullanıcı kaynaklı içerik projeleri?</div>
<div> </div>
<div>Hadi arkadaşlar, <em>bu topraklardan dünya markası çıkarmak* </em>için daha  ne bekliyoruz?</div>
<div> </div>
<div>* Güven Borça&#8217;nın <a href="http://www.markam.biz/kitap.asp">aynı isimli  kitabına</a> atıfta bulunulmuştur.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://defter.kivanctoker.com/2008/10/think-global-act-global-too/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir sessiz gemi daha kalktı bu limandan&#8230;</title>
		<link>http://defter.kivanctoker.com/2008/09/bir-sessiz-gemi-daha-kalkti-bu-limandan/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bir-sessiz-gemi-daha-kalkti-bu-limandan</link>
		<comments>http://defter.kivanctoker.com/2008/09/bir-sessiz-gemi-daha-kalkti-bu-limandan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 20:34:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ktoker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://defter.kivanctoker.com/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[Güzel bir geceden eve gelmiştim bundan bir buçuk saat önce. Yatmadan önce bugün bir arkadaşımla konuştuğum bir konuda yazı yazmaktı niyetim.   Yazı öncesi kısa bir facebook gezintisi sırasında, arkadaşların koyduğu Oktoberfest resimlerinde gezerken bir isme takıldım, profiline bakmak istedim, 2 ortak arkadaş diyordu orada, biri ne zamandır ne yaptigini merak ettiğim biriydi.   Gözlerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C">Güzel bir geceden eve  gelmiştim bundan bir buçuk saat önce. Yatmadan önce bugün bir arkadaşımla  konuştuğum bir konuda yazı yazmaktı niyetim.</div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C">Yazı öncesi kısa bir  facebook gezintisi sırasında, arkadaşların koyduğu Oktoberfest resimlerinde  gezerken bir isme takıldım, profiline bakmak istedim, 2 ortak arkadaş diyordu  orada, biri ne zamandır ne yaptigini merak ettiğim biriydi.</div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C">Gözlerinin içi  gülüyordu hep, doğum gününde sanal bir kutlama yapmıştım kendisine, cevap  gelmemişti ben de çok üzerinde durmamıştım, meğer ondan bir iki hafta önce  göçmüş gitmiş bu diyarlardan o gencecik insan.</div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C">Yakın bir arkadaşım  değildi, çok sayıda sohbetimiz de olmamıştı onla, ama uzaktan uzaktan takip  ettiğim biriydi, tek başına işten çıkıp eve yürüyüşünü görmüştüm bir kaç kez,  kimbilir nasıl bir dünyası var acaba diye merak etmiştim.</div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C">Bugün öğrendim  gittiğini, insanin tanidigi birilerinin basina gelene kadar ne kadar yalan  geliyor değil mi bunlar, o zamana kadar yadsıyor bünyemiz, ölüm yok diyor insan  içe ya da ahkam kesiyor &#8220;ölümlü dünya gelirse başımıza delikanlı gibi  karşılarız&#8221; diye hariçten gazel okuyoruz.</div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C">Ne kadar aciziz  aslında, ne kadar bir şey gelmiyor elden&#8230;</div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C">Ruhun şad, mekanın  cennet olsun Eda, senin gibi Işık&#8217;lar hiç sönmese keşke&#8230;</div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em>Artık demir almak  günü gelmişse zamandan, </em></div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em>Meçhule giden bir  gemi kalkar bu limandan. </em></div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em></em> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em>Hiç yolcusu yokmuş  gibi sessizce alır yol; </em></div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em>Sallanmaz o kalkışta  ne mendil ne de bir kol. </em></div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em></em> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em>Rıhtımda kalanlar bu  seyahatten elemli, </em></div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em>Günlerce siyah ufka  bakar gözleri nemli. </em></div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em></em> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em>Biçare gönüller. Ne  giden son gemidir bu. </em></div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em>Hicranlı hayatın ne  de son matemidir bu. </em></div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em></em> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em>Dünyada sevilmiş ve  seven nafile bekler; </em></div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em>Bilmez ki, giden  sevgililer dönmeyecekler. </em></div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em></em> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em>Bir çok gidenin her  biri memnun ki yerinden. </em></div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"><em>Bir çok seneler  geçti; dönen yok seferinden </em></div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C"> </div>
<div class="ExternalClassB2E5BEB023F846BF84E9CCE03B506B5C">Yahya Kemal Beyatlı</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://defter.kivanctoker.com/2008/09/bir-sessiz-gemi-daha-kalkti-bu-limandan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Browsershots</title>
		<link>http://defter.kivanctoker.com/2008/09/browsershots/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=browsershots</link>
		<comments>http://defter.kivanctoker.com/2008/09/browsershots/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Sep 2008 20:32:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ktoker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dikkatimi Çekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://defter.kivanctoker.com/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[https://browsershots.org/   Web tabanlı uygulama geliştiren ekiplerin en büyük dertlerinden biri kusursuz ki üzerinde çalıştıkları uygulamanın mümkün olduğu kadar geniş bir gezgin yelpazesinde düzgün olarak çalışmasını sağlayabilmektir.   İşte browsershots projesi tam bu derdi(mizi) çözmek üzere düşünülüp hayata geçirilmiş bir proje. Üzerinde çalıştığınız uygulamanın Internet adresini girerek onun seçtiğiniz tüm gezginlerde nasıl görüntülendiğinin ekran görüntülerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="https://browsershots.org/">https://browsershots.org/</a></div>
<div> </div>
<div>Web tabanlı uygulama geliştiren ekiplerin en büyük dertlerinden biri  kusursuz ki üzerinde çalıştıkları uygulamanın mümkün olduğu kadar geniş bir  gezgin yelpazesinde düzgün olarak çalışmasını sağlayabilmektir.</div>
<div> </div>
<div>İşte browsershots projesi tam bu derdi(mizi) çözmek üzere düşünülüp hayata  geçirilmiş bir proje. Üzerinde çalıştığınız uygulamanın Internet adresini  girerek onun seçtiğiniz tüm gezginlerde nasıl görüntülendiğinin ekran  görüntülerine ulaşabiliyorsunuz.</div>
<div> </div>
<div>Benim çok işime yaradı, bu proje eminim sizin de bu dertten kurtulmanıza  yardımcı olacaktır.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://defter.kivanctoker.com/2008/09/browsershots/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

